"İklim değişikliği birçok felakete neden olacak"

"İklim değişikliği birçok felakete neden olacak"

Orman Dairesi Eski Müdürü, Yardımcı Doçent Doktor Altay Fırat, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin en büyük çevre problemlerinin başında geldiğine dikkat çekti

14 Şubat 2019 - 09:43 - Güncelleme: 15 Şubat 2019 - 12:39

“İklim değişikliğine bağlı olarak bir yılda alınması gereken toplam yağış, birkaç saat içerisinde o bölgeye düşüyor. Bu da tabi ki önlem alınmazsa doğal felaketlere neden oluyor”


Sıcaklıkların birkaç derece oynaması buzulların erimesine, okyanus ve deniz seviyelerinin bugünkünden süre içerisinde 90-120 metre arasında yükselmesine neden olacaktır ki bu da dünya haritasının değişmesine, pek çok tarım alanının sular altında kalmasına, hastalıkların yayılış alanlarının değişmesine, ürün yetiştirme miktarlarının azalmasına ve göçler gibi pek çok felaketlere neden olacaktır”


Melin DOBRAN

Orman Dairesi Eski Müdürü, Yardımcı Doçent Doktor Altay Fırat, Kuzey Kıbrıs’ın orman varlığı ve iklim değişikliği hakkında Yeni Bakış’a konuştu. Fırat, yüz ölçümünün orman varlığına oranının yüzde 10’dan 30’a çıktığını söyledi. Sürdürülebilir ormancılık yapılması gerektiğini ifade eden Fırat, “Fidanları diktikten sonra korumak önemlidir” dedi. Fırat, küresel ısınma ve buna bağlı iklim değişikliklerinin en büyük çevre problemlerinin başında geldiğini vurguladı.


“Orman varlığı % 10’dan % 30’a çıktı”

Fırat açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Kuzey Kıbrıs’ta 78 bin hektarlık orman varlığımız var. Avrupa standartlarına göre toplam yüz ölçümünün orman varlığına oranı, yüzde 30’un üzerindeyse çıtanın üzerinde sayılırsınız. Bizim orman oranımıza baktığımız zaman 1975’li yıllarda, bu oran yüzde 10 iken dediğim gibi her yıl yapılan dikimlerle yüzde 24’lere ulaştık. Yani çıtaya yakın bir durumdayız. İleriki yıllarda da eğer küresel ısınmaya bağlı oluşan iklimsel değişiklikler müsaade ederse yüzde 30’lara geleceğiz.”


“Sürdürülebilir ormancılık yapmamız lazım”

“Bu yıl yağışlı geçmesine rağmen istatistikler incelendiğinde görülecektir ki yağış azlığı söz konusudur. Bu da yıllar içerisinde diktiğimiz ağaç türlerinin ancak ortalama yüzde 10’unu tutturmamız anlamına geliyor. çünkü, diktiğimiz fidanların hayatiyetini sürdürebilmesi için dikip bırakıp gitmek yetmez. Miras aldığımız ormanları, bizden sonra gelecek olanlara ya aynı şekilde ya da daha da artırarak aktarabilmemiz için sürdürülebilir ormancılık yapmamız lazım. Önemli olan üretmek, ürettiklerimizi dikmek, diktiklerimize de bakım yaparak ve koruyarak bizden sonra gelecek olan nesillere bunları aktarmamızdır.”


“Dikimden sonra kayıplar yaşanmaktadır”

Orman Dairesi Eski Müdürü, Yardımcı Doçent Doktor Altay Fırat, dikim esnasında toprakta belli bir yağışın olması gerektiğine dikkat çekerek, “Ne yazık ki 1950’li yılların içerisinde topraktaki nem miktarı dikim için gerekli olan miktara denk gelmemektedir. Dolayısıyla dikimden sonra kayıplar yaşanmaktadır. Bunun yanında diğer faktörler yani yangınlar, kaçak kesimler vb. olaylar neticesinde de büyük orman kayıplarımız da söz konusudur. Burada sürdürülebilir ormancılıkta önemli olan üretim, dikim ve bakımdır. Bakımda hastalıklardan korumak lazım çünkü son yıllarda çam kese böceği diye bir müptelamız var.” şeklinde konuştu.


“Çam kese böceğinin popülasyonu artmıştır”

Fırat sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu çam kese böceği ekolojik ortamda var olan bir böcektir ama iklimsel değişiklik nedeniyle ne yazık ki popülasyonu artmıştır. Arttığı için de doğal denge bozulmuştur. Biz bunlarla ilgili entegre bir mücadele ile uğraşmaktaydık. Ben 7-8 ay önce görevden ayrıldım. Benim dönemimde 2 kere çam kese böceği için havadan biyolojik mücadele yaptık. Burada da yüzde 96-98’in üzerinde başarı sağladık. Ancak bunun kökünün kazınabilmesi için yani normal seviyelere inmesi için en az 4 yıl üst üste bu mücadelenin yapılması gerekiyor.”


“İşi şansa bırakmamak için etkin bir mücadele yapmak gerekiyor”

“Bu böcek Türkiye’nin güney kıyılarında Akdeniz bölgesinde de görülür. Türkiye biraz daha farklı bir mücadele yapıyor çünkü Türkiye’nin Akdeniz kıyıları bizden paralel olarak daha yukarıdadır. Bu yüzden yazlar biraz daha serin, kışlar daha yağışlı olduğu için çam kese böceğinin etkisi daha az görülüyor. Bizde daha sıcak olması vesilesi ile özellikle belli dönemlerde önlem alınmazsa, çam ağaçları boz bir yapıya dönüşür. Vejetasyon yağışlı dönemde yağışlarla birlikte akıp gidiyor. Tekrardan yeşilleniyor ama ağacı gerçekten yoruyor. Bu yorgunluktan sonra ağaca kabuk böceği dadanırsa o zaman çam ağacı kurur. İşi şansa bırakmamak için etkin bir mücadele yapmak gerekiyor.”


“Yangınlarla çok büyük alanlar heba olup gitmektedir”

“Benim görevde olduğum dönem çam kese böceklerinin yoğun olduğu bölgelerde dengeyi sağlamak için bu böcekleri yiyen baştankara ve ibibik kuşlarının yuva sayısını yaklaşık 1.200-1.400 kadar artırdık. Yani havadan biyolojik mücadele, kuşların sayılarının çoğaltılması ve kala zoma dediğimiz bir sinek türünün bu çam kese böceklerinin popülasyonunu azaltmada kullanıldı. Ağaçları koruma ile ilgili bir diğer önemli faktör de yangınlarla ilgili mücadeledir. Suç raporları incelendiğinde ve dairenin istatistiklerine bakıldığı zaman yangınlarla gerçekten çok büyük alanlar heba olup gitmektedir.”


“Yaz aylarında aktif olan 13 tane orman yangını kulemiz var”

Yardımcı Doçent Doktor Altay Fırat, tek tek dikilen fidanların milyonlarcasının bir nedenden dolayı yok olup gittiğini belirtti.

Fırat açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bununla ilgili olarak hem kesimlerden hem yangınlardan hem de diğer orman cürümleri ile mücadelede yaz aylarında aktif olan 13 tane orman yangını kulemiz vardır. Hepsinin görüş açıları vardır. Bu kuleler gerek kuzey eteklerine, gerekse mesarya tarafından tüm ormanlık sahalarımızı ölü bölge kalmamak kaydı ile gözetliyor. Pek çok duyulmayan yangını bu kuleler sayesinde haberleşerek, ilk yangın söndürme araçlarımızla engelledik.”


“Her çağrıda Türkiye bize yangın helikopterlerini göndermiştir”

“Yangın helikopteri olayına değinecek olursak, helikopterle ilgili coğrafik konumumuzu değerlendirmek zorundayız. Siyasi ya da fiziki haritasına baktığımız zaman Türkiye, bize oldukça yakın bir durumdadır. Şimdiye kadar her çağrıda Türkiye Orman Genel Müdürlüğü bize gerek yangın söndürme uçağını gerek helikopterlerini göndermiştir. Özellikle 2016 yılında Çamlıbel’de meydana gelen orman yangınında, yangın söndürme uçağı 20 dakikada suyunu alıp gelip söndürme çalışmalarında yardımcı olmuştur.”


“Orman yasası günün ihtiyaçlarına cevap vermemektedir”

“Ne yazık ki halen orman yasası fasıl 60’tır. Yani İngiliz döneminden kalma bir yasadır. Bu yasanın derhal uzman hukukçular tarafından elden geçirilip, günümüze uygun bir yasa olarak geçirmeleri gerekmektedir. Çünkü günümüz koşullarına artık ne “Fasıl 60 orman yasası” ne de buna bağlı olarak oluşturulan “Orman koruma ve faydalanma tüzüğü” günün ihtiyaçlarına cevap vermemektedir.”


“Atmosfere büyük bir karbondioksit verilmektedir”

“İklim değişikliği, küresel ısınmaya bağlı olarak meydana gelir. Küresel ısınma ve buna bağlı iklim değişiklikleri en büyük çevre problemlerinin başında geliyor. Doğada her şeyin sınırları içerisinde mevcudiyeti normaldir. Bu mevcudiyet, sınırları aşarsa o zaman sıkıntılar olmaya başlar. İnsanoğlunun da olduğu her yerde doğaya hükmetme isteği mevcuttur. Tarihsel süre içerisinde teknolojik gelişmeler olmuştur. Teknolojik gelişmeye bağlı olarak enerji ihtiyacını karşılamak üzere fosil yakıtların kullanılması, bu yakılma esnasında gerek araba egzozlarında, gerek sanayi tesislerinde vs. büyük bir karbondioksit atmosfere verilmektedir.”

“Karbondioksit sera katmanını kalınlaştırıyor”

“Bizim atmosferimizin içinde bir sera katmanı var. Bu sera katmanı yeryüzünün nefes alıp vermesini sağlıyor. Belli bir kalınlığı var eğer bu kalınlık artarsa, nefes verme olayında yer küremiz zorluk yaşar.

 Bu sera katmanının kalınlaşmasının en büyük sebebi fosil yakıtların kullanılması neticesinde ortaya çıkan karbondioksittir. Karbondioksitin bu katmanı kalınlaştırması neticesinde dünyamız aldığı ısıyı gündüz, yazın, geceleyin veya kışın verememesine, az bir kısmını vermesine ve sıcaklığın yeryüzü ile bu katman arasında hapsedilmesine neden oluyor. Bu da yıllık sıcaklık ortalamasının birkaç derece artmasına neden oluyor.”


“İklim değişikliği birçok felakete neden olacak”

“İklim değişikliğine bağlı olarak bir yılda alınması gereken toplam yağış, birkaç saat içerisinde o bölgeye düşüyor. Bu da tabi ki önlem alınmazsa doğal felaketlere neden oluyor. Sıcaklıkların birkaç derece oynaması buzulların erimesine, okyanus ve deniz seviyelerinin bugünkünden süre içerisinde 90-120 metre arasında yükselmesine neden olacaktır ki bu da dünya haritasının değişmesine, pek çok tarım alanın sular altında kalmasına, hastalıkların yayılış alanlarının değişmesine, ürün yetiştirme miktarlarının azalmasına ve göçler gibi pek çok felaketlere neden olacaktır.”


Bu haber 440 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Çakıcı’ya şok suçlama!
Çakıcı’ya şok suçlama!
Sri Lanka hükümetinden itiraf
Sri Lanka hükümetinden itiraf