Bu işler makyajla çözülemez

Bu işler makyajla çözülemez

KKTC ile TC arasında bugün imzalanacak olan “Suçların önlenmesi ve ülkeye giriş çıkışlarda sakıncalı insanların tespitine yönelik iş birliği protokolü”nün, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan kriminal olaylara köklü çözüm getiremeyeceğini belirten siyasiler, adada arzu edilen huzur ortamının yakalanması için ilk olarak TC ile KKTC arasında kimlikle girişlerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Siyasi parti temsilcileri, söz konusu protokolün göz boyamaktan öte bir anlam ifade etmeyeceği görüşünde

07 Şubat 2019 - 09:05 - Güncelleme: 08 Şubat 2019 - 15:42

BKP Genel Başkanı İzzet İzcan, ülkeye  kimlikle girişin kaldırılması gerektiğini ifade ederek, böyle bir çabanın olduğunu ise görmediğini ve KKTC’nin sorma gir hanına döndüğünü belirtti. 

İzcan, “Sürekli vatandaşlık dağıtılıyor. Gelen içeri giriyor. Tetikçisi, hırsızı geliyor. Turist adı altında gelip gidiyorlar. Hiçbir denetim, kontrol olmuyor. Nüfusumuzdan iki kat daha fazla insan bu ülkede yaşıyor. Böyle bir yönetimi dünyada hiçbir devlet kabul etmiyor” diye konuştu

TKP-YG Genel Sekreteri Mehmet Davulcu da , ülkede suçların önlenmesi için birçok tedbir alınması gerektiğini ifade ederek, ülkede suç işleme amacıyla giriş yapan insanların sayısındaki artışın TC ile KKTC arasında kimlikle dolaşımın serbest kalmasıyla ortaya çıktığını söyledi

Davulcu, “İhtiyacımız olan ülkemizin sorma gir hanı olmaktan kurtarmaktır. Biz yeni cezaevi yapılmasına karşıyız. Bizim toplumumuzun ihtiyacı bu değildir. Bize F tipi cezaevleri dayatılmak isteniyor. Ülkeye suç işlemek amacıyla gelen insanlar engellenirse mevcut cezaevimizin yarısı dolmaz” dedi

Deniz ABİDİN 

Yıllardır tartışma konusu olan ancak bugüne kadar “Turist” adı altında kimlikle ülkeye girişlere ve işlenen suçlara önlem alınamayan KKTC’de,  suçların önlenmesi ile ilgili Türkiye ile KKTC arasında imzalanacak olan yeni bir protokol gündeme geldi. Türkiye ile KKTC arasında “suçların önlenmesi ve ülkeye giriş çıkışlarda sakıncalı insanların tespitine yönelik iş birliği protokolü” bugün  imzalanıyor 


BKP Genel Başkanı İzcan: “Ülke sorma gir hanına döndü”

Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Başkanı İzzet İzcan, suçların önlenmesi ile ilgili Türkiye ile KKTC arasında imzalanacak olan protokolün içeriğinin ne olduğunun tam olarak bilinmediğini belirterek, buradaki esas sorunun ülkenin sorma gir hanına dönmesi olduğunu kaydetti. İzcan, Türkiye’den sadece suç işlemek için ülkeye gelen insan sayısında patlama olduğunu belirterek, bunların engellenmesi gerektiğini söyledi. İzcan, kimlikle girişin kaldırılması gerektiğini ifade ederek, böyle bir çabanın olduğunu ise görmediğini belirtti. İzcan, Bakan Soylu’nun ülkeye  protokol için geleceğinin bilindiğini, ancak ayrıntıların içeriği hakkında bilgi sahibi olunmadığını kaydetti. İzcan, ülkede iş güvenliğinin yitirildiğini, bunun da en büyük sebebinin sadece Türkiye’den değil, başka ülkelerden de kontrolsüz bir şekilde ülkeye girenler olduğunu söyledi. 


“İç ve dış güvenlik hükümetten sorulmuyor”

İzzet İzcan, bütün bunların sıkı bir denetim altına alınması gerektiğini belirterek, ancak bunun olmadığını söyledi. İzcan, önlem alınmamasının nedeninin ülkede gerçek anlamda kendi kendini yöneten bir iktidarın olmaması olduğunu ifade ederek, iç ve dış güvenliğin hükümetten sorulmamakta olduğunu belirtti. İzcan, hükümetin elinin kolunun bağlı olduğunu ifade ederek, hükümette bulunan partilerin birlikte anayasal değişiklikleri yapıp, ülkeyi denetim altına alabilecekleri bir çalışma içine girmediğini kaydetti. İzzet İzcan, Başbakan dahi kimsenin polise söz geçirememekte olduğunu belirterek, o nedenle meselenin ülkenin demokrasisi ile ilgili olduğunu kaydetti. 


“Sürekli vatandaşlık dağıtılıyor”

İzcan, şöyle devam etti, “Sürekli vatandaşlık dağıtılıyor. Gelen içeri giriyor. Tetikçisi, hırsızı geliyor. Turist adı altında gelip gidiyorlar. Hiçbir denetim, kontrol olmuyor. Nüfusumuzdan iki kat daha fazla insan bu ülkede yaşıyor. Böyle bir yönetimi dünyada hiçbir devlet kabul etmiyor.  Meselenin özü iktidar olma meselesidir” 


“Burası suç cennetine dönüştü”

İzcan, protokolün içeriği ve neleri kapsayacağının bilinmesi gerektiğini belirterek, denetimi getirecek bir yapının oluşturularak suçluların ülkeye girişinin önüne geçmek için bir iktidarın gerektiğini kaydetti. Hükümetin bu yönde irade göstermesi gerektiğini ifade eden İzcan, “yeni cezaevi isteriz, dediler. Yapılmadan zaten cezaevi döndü. 

Burası suç cennetine dönüştü. Bu şekilde ülke yönetilemez” 


TKP-YG Genel Sekreteri Davulcu:“Kimlikle girişler engellenmeli”

Toplumcu Kurtuluş Partisi – Yeni Güçler (TKP-YG) Genel Sekreteri Mehmet Davulcu da, ülkede suçların önlenmesi için birçok tedbir alınması gerektiğini ifade ederek, ülkede suç işleme amacıyla giriş yapan insanların sayısındaki artışın TC ile KKTC arasında kimlikle dolaşımın serbest kalmasıyla ortaya çıktığını söyledi. Davulcu, toplumun birçok kesimi gibi kimlikle girişlerin durması ya da ciddi şekilde engellenmesi talebini ortaya koyduğunu belirterek, bunun uzun yıllara dayalı bir talep olduğunu kaydetti. Davulcu, Türkiye ile KKTC arasında protokol imzalanacağını belirterek, bu konuda verilen bilginin çok dar bir bilgi olduğunu söyledi. 


“İsteyen elini kolunu sallayarak giriyor”

Davulcu, kimlikle seyahatin ortadan kalkıp kalkmayacağının bilinmediğini belirterek, protokolle birlikte Kıbrıslı Türklere yeni bir cezaevi yapılacak diye bir bilgi aldıklarını kaydetti. 

Davulcu, “Biz yeni bir cezaevine ihtiyaç duymuyoruz. Bize gerekli olan, daha büyük bir cezaevi değil acilen gerekli olan ülkeye suç işleme amacıyla gelen insanların girişinin önlenmesi için bir dizi tedbirdir” diye konuştu. 

Davulcu, ülkeye suç işlemek için insanların elini kolunu sallayarak girdiğini belirterek, bu insanları suç işledikten sonra cezaevine doldurularak beslenmekte olduklarını söyledi. 



“Toplumun ihtiyacı cezaevleri değildir”

Davulcu, “İhtiyacımız olan ülkemizin sorma gir hanı olmaktan çıkarılmasıdır. Biz yeni cezaevi yapılmasına karşıyız. Bizim toplumumuzun ihtiyacı bu değildir. Bize F tipi cezaevleri dayatılmak isteniyor. Ülkeye suç işlemek amacıyla gelen insanlar engellenirse mevcut cezaevimizin yarısı dolmaz. Şu anki mahkum sayısı 1/4’e kadar inebilir. 1974 yılında harekatın yapıldığı gün bizim cezaevimizde tek bir kişi tutukluydu. O da siyasi tutuklu olan Arif Hasan Tahsin idi” diye konuştu. Mehmet Davulcu, hükümetin alması gereken bir dizi önlem olduğunu ifade ederek, toplumun önünde yer alan bu büyük facianın da büyük ölçüde ortadan kalkmış olacağını söyledi.  

Bu haber 458 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
53 kişinin cinayet zanlısı yakalandı
53 kişinin cinayet zanlısı yakalandı
Tempo hiç düşmedi
Tempo hiç düşmedi